• Ana Sayfa
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
Benden ne istiyorsunuz?
3 Mart 2010 / Çarşamba
Özkan Karakaya
Geçenlerde çok saygı duyduğum ve sevdiğim bir büyüğümüzün üç defa üst üste hakkımda ileri geri atıp tuttuğu yazılarına bende kendimi savunmak için cevap verdim.

O büyüğümüze cevap verirken, hak etmediğim iftiralara karşı çok sinirlendiğim için cevap hakkımı kullandım. Yazımın çok sert olduğunu biliyorum ancak o büyüğümüzün bize öğrettiği bir sözü var, ‘Bir adama git en ağır hakaretleri yap, döv söv ama hakkında gazeteye yazı yazma. Gazetede çıkan yazılar adamı bitirir, rezil kepaze eder’ sözünü hiç unutmuyorum.

 

O büyüğümüz bize öğrettiği sözü kendisi uygulamadığı gibi bize ve gazetemize çok ağır yazılar yazdığını okumuşsunuzdur.

 

Yıllardır bu sektörde çalıştım, gazeteci olmama sebep olan, yanında çalışıp ekmeğini yediğim, kendisine tek kelime hata getirmediğim, hiçbir sırrını dışarı vermediğim, bana teslim edilen tüm emanetlerine kendi emanetim gibi baktığım başka bir büyüğüm de bana kafa taktığını yazdığı ‘Sonra yarın sorarlar’ köşesinde yer verdiğini görüyoruz.

 

Dün kanlı olduğunuz o kişi ile bu gün dost olmanıza hayıflanmadım aksine sevindim. Ki biz, siz büyüklerimizin her zaman barış içerisinde olmanızı isteyen birisiydim.

 

Ben Matbaa makinesi aldım, gazete açtım, kendi rızkımı kazanmaya çalışıyorum. Yok, efendim Matbaayı kimin parasıyla aldın? Aldım merak eden varsa beni bildikleri her yere şikayet edebilirler. Kendi paramla aldım, abimin parasıyla aldım, evimi sattım Matbaamı kurdum. Bu konuda hatta siz bana kızardınız niye evini sattın diye, demek ki evimi satmadan bu tesisi kursaydım şimdi kıyamet kopmuştu.

 

Bunun için diyorum ki elinizde ne geliyorsa yapın, istediğiniz yere şikayet edin, anlım açık yüzüm ak, hesap veremeyeceğim hiçbir yanlışım yok, gazetemde dağılıyor, kıytırık gazetede çıkarmıyorum.

 

Nedir bana kurmak istediğiniz kumpas, beni yaşatmak istemiyorsunuz? Bunu çok iyi biliyorum. Ekmek yememi istemiyorsunuz? Bunu da çok iyi biliyorum. Ha bu arada can geldi boğaza dayandı. Hayatta yapacağım tek şey şerefiyle ölmektir. Sanki birileri beni buna zorluyor. Açtığım gazetede rahatsız olduğunuzu bildiğim için ya sabır diyorum…

  

Gazetemizin açıldığı günden beri vergi levham mevcuttur, büyüklük yapıp ta ziyaret etmediğiniz için vergi levhamızı görmemişsiziniz. İlk kılıcı kınında ben değil başında da söylediğim gibi o çok sevdiğim ve her zaman saygı duyduğum büyüğümüzün çektiğini unutmayın.

 

Kimden nasıl emir aldığım ise çok önemli bir soru, elbette ki benimde sevdiğim, sözünü dinlediğim emir değil de nasihat aldığım çok önemli fikir sahibi ağabeylerim var. O ağabeylerimi tanıdıkça kul hakkının ne olduğunu öğreniyorum. Haram ve helalin ne olduğunu, iftiranın ne kadar kötü bir şey olduğunu bana öğrettiler. Bu duygu ve düşünceyi taşıyan yüzlerce abim var inkar etmiyorum. Bir diğer nasihat aldığım kişi ise çok sevdiğim kayınpederim onu da hiç kırmıyorum.

 

Matbaanın nasıl alındığını merak edenler varsa önce şikayet etsinler, nasıl ve niçin alındığını ise bir ben ve birde Allah biliyor. Ardahan Haber Gazetesi ve Matbaasının tüm resmi evrakları ve faturası mevcuttur.

  

Ben gazeteciliği sizden öğrendim, bu gün eğer nara atıyorsam onu da sizden öğrenmişim, iyi biliniz gazeteciliği siz güzel yapıyorsunuz, bizde yanınızda ekmek yediğimiz için sizden bir şeyler kapmışız. Attığım haber başlıklarına gelen yorumlara bakıyorum da ‘onunla ekmek peynir yemiş’ diyorlar. Bu nara atmak benim suçum değil sizden bana kalan miras…

   


Bu Yazı 484 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.