• Ana Sayfa
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
Ardahan'da Süt sektörü için kritik panel
Ardahan'da Süt sektörü için kritik panel
26 Mayıs 2013 / Pazar
Ülkemizde süt ürünleri ve süt üretimi potansiyeli açısından “Türkiye’nin Hollandası” olarak nitelenebilecek Ardahan’da, önemli bir panel düzenlendi.

Ardahan Üniversitesi tarafından ARÜ Sosyal Tesisleri Âşık Şenlik Konferans Salonu’nda 16 Mayıs 2013 Perşembe günü, “Geleneksel Süt Ürünlerinin Ardahan Ekonomisine Katkısı” adıyla gerçekleştirilen panelde, Ardahan ilindeki süt ürünleri ve süt sektörünün çeşitli sorunları masaya yatırıldı. Ayrıca programda süt sektörü ve süt ürünleri ile ilgili yaşamsal öneriler de dile getirildi. 

ARÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlileri Pınar Çelik ve Raziye Filiz Akkuş’un organize ettiği panele; Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Ardahan Valisi Seyfettin Azizoğlu, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, ARÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gürkan Doğan ve Prof. Dr. Orhan Söylemez, Ardahanlı yöneticiler, ARÜ’lü akademisyenler ve öğrenciler katıldı. 

Saat 13.30’da başlayan panelin oturum başkanlığını Atatürk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Songül Çakmakçı yaptı. Mustafa Kemal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yahya Kemal Avşar, ARÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Filiz Yangılar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ardahan İl Müdürlüğü Yetkilisi Gıda Mühendisi Nazife Gül Çağlar ve Alibey Süt İşletmesi Yetkilisi Önder Çapan gibi isimler de programda panelist olarak yer aldı.  

“Ardahan, Türkiye’nin Hollandası’dır”

Panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Songül Çakmakçı, Türkiye ekonomisinde süt sektörü açısından Ardahan’ın potansiyeli ve önemiyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllar süt teknolojisi alanında akademik çalışmalar yapmış olan Prof. Dr. Çakmakçı, “Hollanda, dünyada nüfusu ve yüzölçümüne göre süt alanında bir numara ülke olarak biliniyor. Dolayısıyla da Ardahan Ülkemizin kuzey doğusunda küçük bir İl olarak bilinir. Bu anlamda Ardahan bizce süt teknolojisi alanında Türkiye’nin Hollanda’sı olarak değerlendirilebilir.” sözleriyle, Ardahan ilinin süt ve süt ürünlerinin nitelikli üretimi bakımından önemini kaydetti. Öte yandan organik tarımda da Türkiye’de Ardahan’ın pilot il olarak seçilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Çakmakçı, “O nedenle organik tarım, organik süt, kaşar peyniri, organik Kafkas balı olması nedeniyle Ardahan markalaşacak bir ildir.” diyerek, Ardahan’da bu tür panellerin daha sonra uluslararası düzeyde genişletilmiş bir sempozyumla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. 

“Damal bebek gibi, diğer ürünler de tescillenmeli ve korunmalı”

Programda söz alan panelist Doç. Dr. Yahya Kemal Avşar ise, yöresel ürünlerin dünya çapındaki büyük firmaların baskısı altında olduğunu savunarak, bu bağlamda “bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren ad veya işaretleri” tanımlayan ve yöresel ürünlerin küresel pazarda korunmasını sağlayan “coğrafi işaretleme” sisteminden bahsetti. Türkiye’nin yöresel ürünlerinin ünlenmesiyle birlikte taklit ürünlerin de piyasaya çıktığını hatırlatan ve İngiltere’de Kars kaşarına bile rastladığını anlatan Doç. Dr. Avşar, “Eğer ki coğrafi işaretleme yaparsak, ürünün ait olduğu o yöredeki insanlar bunun kârını alabilir. Bu yüzden coğrafi işaretleme önemlidir. Ancak bu yörenin ürünlerine sahip çıkmak tek başına üniversite ile olmaz.” diyerek, yöresel ürünlerin envanterinin çıkartılıp tescillenmesi ve her birinin koruma altına alınması gerektiğini bildirdi.  Ardahan’da ise birçok ürün arasında sadece Damal bebeğin tescilli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Avşar, kaşar peynir ve diğer yerel ürünlerin de aynı şekilde değerlendirilmesini önerdi. 

“Ardahan peynir çeşitleri açısından zengin bir ildir.”

Yrd. Doç. Dr. Filiz Yangılar ise panelde Ardahan’da üretilen peynir türleri ve bunların sağlık açısından değeri hakkında bilgi verdi. Sütün hayvansal protein olduğunu ve tereyağının A vitamini yönünden önem teşkil ettiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yangılar, “Peynir genel hatlarıyla besleyici bir süt ürünümüzdür. Ardahan, kaşar, beyaz, çeçil, tulum, lor üretmesiyle peynir çeşidi yönünde zengindir” diyerek, ülkemizde Ardahan’ın süt ürünleri yönünden hem ekonomiye hem de bireysel sağlığa katkılarını dile getirdi. 

“Süt işletmeleri büyük gelir kaybına uğruyor.”

Ardahan İl Müdürlüğü Yetkilisi Gıda Mühendisi Nazife Gül Çağlar ise Ardahan’da tarım arazilerinin hayvancılığa çok elverişli olmasına rağmen istenilen düzeyde değerlendirilemediğini ve süt üretiminin vahim bir durumda olduğunu belirterek,  “Süt ürünleri tesislerinde birkaç çeşidin dışında farklı ürünler üretilmiyor. İşletmelerin çok düşük kapasitelerde çalışmasından dolayı çok büyük bir gelir kaybına uğradıklarını tespit ettik. Çiğ süt üretiminin kısıtlı olması, işletmelerin sadece dört aylık bir dönemde çalışması nedeniyle sektörde çalışanlar dört ayın sonunda işsiz kalıyor. Sağılan sütlerimiz sağlıklı koşullarda saklanamamasından dolayı kısa süre içerisinde bozuluyor.” açıklamasında bulundu.

  Ayrıca hayvanların yetersiz beslenmesi ve yaz dönemine zayıf bir şekilde girmesi nedeniyle süt veriminin düştüğünü belirten Çağlar, bu bakımdan hayvan bakımı konusunda eğitim verilmesinin şart olduğunu bildirdi.  

“Sadece 3 ay üretim yapıyoruz.”

Alibey Süt İşletmesi Yetkilisi Önder Çapan ise, panelde Ardahan ilinde süt sektörünün çeşitli sıkıntıları üzerinde durdu. Öncelikle hayvan bakımı konusunda köylünün bilinçlendirilmesi ve süt işletmelerinin birlik olması gerektiğini söyleyen Çapan, “27 tane süt işletmesi var. Bu sayı çok fazladır. Her açıdan üretici sıkıntı yaşıyor. Biz 3 ay üretim yapıyoruz, kalan 9 ay ise boş duruyoruz. Dolayısıyla işletme sayısının daha az olması gerekiyor. Kooperatifler şeklinde birlikler oluşturulmalıdır. Çünkü süt işletmesi fazla olunca destek alamıyoruz. 8 ay boyunca köylünün ineği doğacak mı doğmayacak mı bunu bekliyoruz. İyi pazarlama kuralları olmazsa, hepimiz batacağız.” sözleriyle, Ardahan ilinde süt sektörünün problemlerine karşı hemen önlem alınması gerektiğini vurguladı. 

“Diller gibi, hayvanlar ve bitkiler de tehlike altındadır”

Programın sonunda söz alan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ise, “Sadece tehlike altındaki diller değil, görüyoruz ki hayvanlarımız ve bitkilerimiz de tehlike altındadır.” diyerek, gıda mühendisleri ve ilgili akademisyenlerin bu alanda çalışmalar yapmasının önemli olduğunu dile getirdi. Daha sonra programa katılan protokol üyeleri tarafından panelistlere teşekkür belgesi verilmesiyle panel sona erdi.




Bu Haber 1406 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.