• Ana Sayfa
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
Doğu ufkundaki şafak kızıllığına bakıyorum!..
Doğu ufkundaki şafak kızıllığına bakıyorum!..
2 Şubat 2012 / Perşembe
Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, son günlerde Mahalli Basında yer alan haberlere ilişkin çok önemli ve özel açıklamalarda bulundu.

İşte AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay'ın gündemdeki konulara ilişkin yapmış olduğu yazılı basın açıklaması aynen şöyle:

Değerli Ardahanlı Hemşehrilerim!

Milletvekili olarak Ankara’da bulunmamın üzerinden yaklaşık sekiz ay gibi bir zaman geçti. Bu zaman zarfında zaman zaman özellikle bazı yerel gazetelerde şahsım ile ilgili lehte veya aleyhte, eksik veya tam, doğru veya yanlış bir takım haberler yapıldı. Bunların bir kısmını anlayışla karşılarken bir kısmını da anlamaya çalıştım ve cevap vermeye bile değer bulmadım. Fakat anlaşılan odur ki, yaklaşan Kurtuluş Yıldönümü münasebetiyle şu aralar yapılan provalar birilerine de yeniden ‘kurtarıcı rolü’ üstlenmeyi hatırlatmış, ‘kuzu postu’ kabilinden bir üslup ile şahsımla ilgili bazı yerel gazetelerde –en nazik ifade ile ‘yakışıksız’- bir takım iddialarda bulunulmuştur.

Değerli Ardahanlılar!

Tarihin bize kesin olarak öğrettiklerinden bir şey de en büyük kayıpların kurtarıcıların eliyle gerçekleşmiş olduğudur. Hatırlarsanız altı asırlık koca Osmanlı İmparatorluğunu târ-u-mâr edenler, 1699 tarihinden itibaren kaybedilen toprakları ‘kurtarmak’ vaadiyle onu I. Dünya Yangını’na atan İttihatçılar olmuştu.

Evet, özelde Ardahan’ın genelde ise tüm ülkenin yönetimini üstlenmiş olmanın ağır mesuliyeti altına girmek şeklinde tanımladığım ‘siyaseti’ ‘saltanata’ çevirmenin aracı olarak mülahaza etmediğim için, ‘alışılmış’ anlamıyla ‘âdi’ bir yol ve yöntemim yoktur. Bu maksatla da ‘yapmacık’ olarak telakki ettiğim ‘medyatiklikten’ uzak durmayı bir ilke olarak benimsedim. Çünkü kanaatime göre bu yol ve yöntem sonu afet olan bir şöhreti amaçlıyor. Siyasetin itibarına cuntacı darbe ve muhtıralardan daha fazla zarar veren bir yanlışlık oldu ise, o da bana göre bu şöhret tutkusudur. Bu nedenle de siyaseti ‘şahsî’ bir etkinlik oluşturma aracı olarak görmeyi bir ‘acziyet’ ve ‘sefalet’ olarak algılıyorum.

Değerli Ardahanlılar!

Tarih boyunca özellikle de son yüzyılın başlarında en zayıf durumuna düşmüş Osmanlı ile en güçlü dönemini yaşayan Rusya’nın arasında yer almış olmanın en büyük faturasını ödemiş Ardahan halkı, kurtuluştan sonra ‘numunesi az görülür türden fedakârlıklarla kazandığı kahramanlığının altın madalyasını’ beklerken, ne yazık ki, Cumhuriyetin başından itibaren adeta cezalandırılmaya başlanmıştı. 17. Yüzyılın sonundan 20. Yüzyılın sonuna kadar sürekli toprak kaybına uğrayan Osmanlı’nın bitişini ilan eden en kötü evrede kırk küsur yıldır elden çıkmış bulunan Kars ve Ardahan’ı kurtaran Ardahan milletvekili Deli Cesur Yürek Halit Paşa 9 Şubat 1925 tarihinde meclis koridorunda kahpece arkadan vurulmuş, bir takım bahanelerle bir odada tutularak 14 Şubat günü kan kaybından vefat etmişti. Esasında bugüne kadar meçhul kalmış bu cinayetin takipçisi olduğu için diğer milletvekilimiz Hilmi Efendi ise bir yıl sonra İzmir Suikastı bahane edilerek yargılandığı günün ertesi sabahında idam edilmişti.

Cumhuriyet dönemine bu şekilde giren Ardahan, -istisnalar dışında genel kural olarak- ne yazık ki Ankara bürokrasisinin ‘tenzil’ ve ‘terfi’ aracı olarak muamele görmeye başlamıştı. Bürokratik oligarşi Türkiye’nin şurasında veya burasında suç işleyen devlet memurunu ‘tecziye’ etmek veya birilerine kıyak geçip kestirmeden bir ‘ikramiye’ vermek istediğinde aklına ilk olarak hep Ardahan gelmiştir. Ardahan’la ilgili öteden beri canımızı en çok sıkan şey işte bu ‘hain bakış’ idi. Ankara’ya geldiğimden beri bu ‘geleneksel bakış’la mücadele ediyorum. Hamdolsun artık dünün istisnası bugünün genel kuralına dönüşmeye başladı. İşte bu bağlamda Ankara’da farklı makamlar nezdinde tartışmalarımız, itirazlarımız elbette ki olacaktı, olmalıydı da ama asla bir ‘istifa restim’ olmadı. Çünkü yüklenmiş olduğum emanetin ağırlığını böylesi ucuz bir yol ile değil sabırlı bir mücadele ile taşıyabileceğimi bilerek bu yola çıkmış buluyorum. Yükümün ağırlığını bildiğim kadar onu taşıyacak kudretimin de farkındayım. Açıkça bilinmelidir ki, büyük bir aşk, şevk ve şeref duygusu ile taşıdığım vekâletinizi taşımaktan yorulduğum iddiası en mazur tabir ile ya ‘salt bir yanılgı’ veya ‘kuru bir iftiradır’.

Öte yandan Ardahan halkında oluşan bir ‘hayal kırıklığı’ndan söz etmenin de abesle iştigalden öte bir anlam taşımadığı kanaatindeyim. Çünkü hiçbir zaman Ardahan’ın yarınlarının dününden daha iyi olması için çalışmaktan başka bir vaatte bulunmaya tenezzül etmediğim gibi, halkıma karşı ‘sihirli değenek hikâyeleri’ anlatma saygısızlığı da yapmadım. Dolayısıyla karşısında dağlar mesabesinde ‘gerçekliklerin’ olduğunu görenler için ortada kırılacak bir hayal zaten olamazdı. Ancak bir takım şahsî ve bencil beklentileri gerçekleşmediği için hayal kırıklığı yaşayanlar var ise, onları da takdirlerinize arz ediyorum.

Saygıdeğer hemşerilerim!

Hükümet olarak son on yılda dünya ölçeğinde özellikle de büyük sıkıntılarla yüz yüze bulunan İslam dünyasında yapılması gerekenler bağlamında partimizin ve hükümetimizin üstlenmiş olduğu görev gereği, Ardahan’a her hafta gelme imkânımın olmaması Ardahan’ın gündeminde olmadığım manasına gelmez. Çünkü, ‘Dedem İslam’ın müderrisi idi ama ben Hıristiyanım’ diyen gençleri, ‘Sünnîler camimizi yaktılar’ diyen yaşlıları, ‘Şiiler camimizi basıp bizi kurşuna tuttular’ diyen yaralıları, ‘Kâfir askerler namusumuzu kirlettiler’ diyen kızları kadınları, ‘Üç çocuğum ilaçsızlıktan ve açlıktan öldü’ diyen anneleri duymanın diri vicdanlara ne denli ağır ödevler yüklediğini Ardahanlılar daha iyi bilirler. Bu bağlamda İslam Parlamentosu’nun kurulması yolunda Türkiye’den beş üyeden birisinin Ardahanlı olması öyle tahmin ediyorum ki Ardahan’ın sadece şerefini artırır.

Değerli Ardahanlılar!

Evet, sahiplerinin iddialarından doğru olan bir şey varsa o da Ardahan’a geldiğim zaman fotoğrafçıların eşliğinde kalabalıklarla poz vermek gibi bir alışkanlığımın olmadığıdır. Bilinsin ki böyle bir alışkanlığım bundan sonra da hiç olmayacaktır. Bu bir kusur ise o da bana aittir.

Ama Ardahan için zamanın farkında olan herkes gibi ben de batı ufkundaki karanlığa değil, doğu ufkundaki şafak kızıllığına bakıyor, müjdeler bekliyorum. Saygılarımla

Prof. Dr. Orhan Atalay

ARDAHAN Milletvekili

http://yurthaber.mynet.com/detay/ardahan-haberleri/dogu-ufkundaki-safak-kizilligina-bakiyorum/102530




Bu Haber 1439 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : at vekilim kalede biz varız Tarih : 6 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :cüneyd bağdadi
Ahhhh keşke bu ardahan güllük gülistanlık olsaydı bu romantik içi boş açıklamalarınızı dikkate almasaydık. sayın vekilim meşhur olmak istemiyorsunuz ama nedense islam aleminin vekili olduğunuzu duyurmadan geçemiyorsunuz.Ha birde KURTARICI ROLÜNÜZ MADEM YOKTU NEDEN ARDAHAN sinemasında başrol artisti,JÖN OLMAK İÇİN BU KADAR UĞRAŞTINIZ? keşke ardahana gelseydi de iş yapan Artist bir vekil gelseydi.
Başlık : HAKSIZ ELEŞTİRİ Tarih : 4 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :ibrahim ATALAY
Öncelikle Haksız eleştirinin Şekil değiştirmiş bir hayranlık olduğunu belirterek Siz değerli Milletvekilimiz in hiçbir kimseyle yarışmadığını ve hiçbir kimseyi de kendisine rakip olarak görmediğinizi söylemek istiyorum. Aksine daha nice sayıda üretken ve devasa projeleri yatırıma dönüştürme arzusunu taşıdığınızı da biliyoruz. Bu yüzden Ardahan’ın ve Göle’nin gelişmesini istemeyen alışılmışın dışına çıkmak istemeyen sömürüye boyun eğen bir zihniyetin taşıdığı özelliktir son dönemlerde gazete sayfalarında yazılıp çizilenler. Onlar eleştirmiyor, suçluyorlar. Diğer bir deyişle yok etmeye ve silmeye çalışıyorlar . Kim bilir belki de yanılgılarını başkalarının başarılarını eleştirerek örtmeyi kolay buluyorlar. Böyle bir kişilik taşımadığı için bizler Sayın vekilimizle gurur duyuyoruz. İbrahim ATALAY
Başlık : ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz Tarih : 4 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Sabit Yazıcı
Sayın Vekilim, fotoğrafçıların eşliğinde kalabalıklarla poz vermek gibi bir alışkanlığınızın olmaması nasıl bir güzellikse, hakkınızda yapılan yalan yanlış ithamlar da o kadar yakışıksız ve alçakcadır. Yaptığınız çalışmalar ve idealinizdeki ardahan sevgisi bizleri onurlandırıyor ve bir o kadar da memnun ediyor. Sayın Başbakanın çok sıkça kullandığı bir anadolu sözü var "ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz"... Yapacak işleri olamayan ve üretemeyen insanlar daima karalama silahına bürünürler.. İslam Parlamentosu’nun kurulması yolunda Türkiye’den beş üyeden birisinin Ardahanlı olması elbette hepimiz için bir şeref ve onurdur.. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.. Allah'a emanet olunuz..
Başlık : Yeni Ufuklar Tarih : 3 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :yeni ufuklar
Sayın Vekilim. Açıklamalarınızı okuduk. Bu bir ufuktur. Bakışları hamlelere dönüştürecek, girişimleri demogoji kısırlığından ve bedbahtlığından kurtarıp hayatın gerçeğine oturtarak genelde insanlığın, gayret ve çabalarınızla da Ardahan'ın ve Ardahanlıların hizmetine verecek bir ufuk. Sorunlar Ardahan'da. Çözüm yolu ve imkan sağlama yeri ankara. Sizin Ankara'daki kazanımlarınızın ileride Ardahan'ın da kazanımları olacağı muhakkak. Ha bu arada'' 8 ay geçti ne değişti.'' düşünce bataklığına saplanmak yerine; köhnemiş, sloganik siyasi anlayışlarla, şovmen siyasilerle 10'larca yıl nedeğişti? sorgulamalarına geçelim. Artık Ardahanlılar olarak sömürü siyasetinin üzerine basıp bilinçli insanlarımızla insanı yücelten siyasetler üreteceğiz. Yeni UFKUN hayırlı olsun ARDAHAN.
Başlık : Yapmadı derlerr Tarih : 3 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :yapmadı derler
Sayın vekilim çok haklısınız yaptıklarınızı siz değil teşkılatınız anlatacak ama malesef ... il kongresinde yapacağınız doğru seçim ancak her şeyi rayına koyar yoksa daha cokkk laf üretilir çünkü asıl mesele gecmiştekiler değil gelecekte kendini darı ambarına atmaya calışanlarda selam saygılar...
Başlık : güzelhaber Tarih : 3 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :güzelhaber
Sayın milletvekili, ülkeyi bırak dünya politikasına soyunmuşsun, bu güzel bir şey, ancak vekili olduğun zavallı ilin ile ilgili de bir şeycik söyleseydin, bir sorununu ve de çözümünü anlatsaydın... keşke!..
Başlık : 8 ay geçti ne değişti Tarih : 2 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :8 ay geçti ne değişti
sayın vekil 8 aydır ankaradayım ardahana gelelemiyorum ama oraylada ilgileniyorum diyorsunuz bu cumleyi tahtaya yazıp beş dafa daha okudugunuzda eminim vatandaşın tepkisini iyi anlarsınız. 8 aydır o koltukta ardahanı temsil etmek için gonderildiniz. Her nekadar ardahanlı olmasanızda bu yoredeki sorunlarla buyumesenizde akp gucuyle o koltugu kaptınız. İyi bir emeklilik hakkı, iyi maaşda alıyorsunuz. Peki bu ardahan için siz ve chp ne yapıyorsunuz yada ne yapacaksınız. Burda geçmişe ait tarih dersi yerine bu kadar cumleden oluşan ardahan için yapılan veya planlanan işlerden bahsebilseydiniz bu mesaj gibi binlerce kişi tebrik edecekti. Şuda ayrı guzel bir şey eski bakan kaya gibi bir ton şey getiriyorum deyip 1 tane getirerek halkı kaldırmakta iyi birşey değil.Şuanki belediyenin 10001 projesi çizilip antaıldıgı gibi ama bir tanesini goremememiz gibi anlayabilirsiniz. Bence bir vekil olarak sizin her ay ardahan sorunlarını telefonlarla ordaki yalaka çevrelerle değil gizli şekilde gezip gormeniz gerek.Gordukten sonra ben bu sorunu yerinde tespit ettim ve çözdüm diye burda koca bir sayfa haberiniz olması gerek. Çalışan ureten bir vekilin başı yere eğilmez ve basının gucu asla yetmez cunku halk gorur. Medyada boy gostermeyi sevmem demişsiniz ama gosterecek neyiniz oldugunuda bilmek isterim. Bilmiyorum aydın bir isimsiniz ama yırtıcı ve koparacı değilsiniz buda özünüzde olan cemaat içi saygı kavramından kaynaklanıyor gibi. Bize iş yapan ureten bir vekil gerek aynı sayın başbakan gibi onu biraz ornek alırsanız belki ardahana bir iki yatırım gelir. Bizde sizlere teşekkür etme fırsatını yakalarız.